Cemreler havaya suya ve toprağa düştü. Mart ayını ortaladık. Ama bugüne kadar tek damla yağmur düşmedi Biga'da. Derelerdeki suların hızla debisi düştü. 9 Mart 2026 tarihli güncel verilere göre Bakacak Barajı yüzde 56.29, Taşoluk Barajı yüzde 47.05, Kaynarca Göleti yüzde 60.21, Ayıtdere Göleti yüzde 87.94, Kozçeşme göleti yüzde 100, Gürgendere göleti yüzde 100, Hacıpehlivan göleti yüzde 64,24 dolu. Atalarımız "Mart'ta yağmasın nisanda dinmesin" demişler ama nisanda yağış olur mu zaman gösterecek. Meteoroloji yetkilileri doğu illerinde baharın iptal olduğunu karakışın itmek istemediğini bildiriyor. Dünya Tüketici Hakları günü 15 mart. Herkes tüketici olduğuna göre önemli bir gün bence. Herşeyin ateş pahası olduğu günümüzde tüketici haklarının bilinmesi de ayrı bir önem taşıyor. Ramazan ayının da son günleri. Önümüzdeki hafta 20 mart Cuma bayram. BİGTAY'ın rotası doğa temizliği bu Pazar. Biga Orman İşletme Müdürlüğünce Orman Parkı olarak tescil edilen Abdiağa Orman Parkı ve devamında Treking yolu olarak belirlenen rota üzerinde temizlik yapacağız. Güneşin doğuşu artık yedi buçuğa yaklaşıyor. Farklı meslek gruplarından farklı yaşlardan aynı amaçla bir araya gelmiş doğa yürüyüş grubumuz BİGTAY güneşin bir mızrak boyu yükseldiği saatlerde Biga Belediyesi otobüs durağında buluşarak aracımıza bindik. Hava kapalı. Ancak yağış yok. Abdiağa yoluna girerek Işıkeline doğru ilerledik. Abdiağa Tereking yolunun ortasında aracı durdurduk. Soldan Karaçalı Tepesindeki Teras'a doğru giden Yangın Koruma yoluna daldık. Amacımız Terasa kadar gidip etraftaki çöpleri toplamak. İki tarafı servi ile ağaçlandırılmış yoldan hafif tırmanarak 197 rakımlı Karaçalı Tepe üstünde bulunan trekking yolunun Terasın bulunduğu alana geldik. Teras sallandığı için herkes birlikte üzerine çıkmaya cesaret edemedik. Yapıldığından beri sallanan Terasın sağlamlaştırılmadığını ilgililere hatırlatarak etrafa baktık. Terasın etrafı her zamanki gibi çöplük adeta. İnsanların Biga Manzarasını doya dolay seyretsinler diye trekking yolu üzerine yapılan terasta keyifli anlar geçirenlerin arkalarında bıraktıkları peçete, şişe, kağıt, poşet ambalaj ne varsa oracıkta bırakıp gitmişler. Bazılarının üzerinden baya zaman geçmiş ki doğa gizlemek için epey çaba harcamış. Bir yıllık otsu bitkiler veya çok yıllık bitkiler nerede ise kapatmış üstlerini. Şarap, rakı, viski, meyve suyu …. vb. şişelerden belli ne içtikleri. Etrafa atılmış ambalajlardan ise ne yediklerini çıkarmak mümkün. Ne kadar çöp varsa bir güzel topladık avukat, mühendis, doktor, esnaf, muhasebeci, öğretmen … vb mesleklerden oluşan grup arkadaşlarımız. Çöpleri sırtlayıp yine yol boyunca çöpleri toplaya toplaya Işıkeli asfaltına kadar getirdik. Yol kenarına çöp taksi ile alacaklarından orada bırakıp trekking yolundan devam ettik hem doğa yürüyüşü hem de çöp toplama etkinliğimize. Gürlük deresine inen trekking yolu boyunca önümüze çıkan çöpleri ala ala indik Gürlük dereye. Gürlük dere Işıkeli'nden geliyor. Derede su eki yıllara göre epeyce az. İlk dere geçişindeki ahşap köprünün yan yattığını görünce şaşırdık. İnsanların burada güç gösterisi amacı ile bir şeyler yaptığını düşündük. Etrafta yolumuza çıkan çöpleri ala ala çağlayana geldik. Ortalıkta göze hoş gelmeyen ne varsa topladık. Teraslarda mola verdik. Bir kızılgerdan bize yaklaştı. Diğer adı Göbel Hasan olan kuş Hasan abiyi çok sevdi. Gitti geldi. Arkadaşlar fotoğrafladı. Kayaların üstünde bulunan irisler henüz çiçek açmamış. Yolumuz üzerindeki pembe çuha çiçekleri, anemonlar, unutma beni çiçekleri etrafı süslemişler. Orman sümbülleri, Arap sümbülleri tek tük kendilerini gösteriyorlar. Ballı babalar kümeler halinde gözümüzün içine giriyorlar. Syklemenler artık çiçeksiz alaca yaprakları ile toprak yüzeyini örtüyorlar. Bazen çiçeklerin üstünü örten bazen çalıların arasına kaçan bazen etrafa yayılmış çöpler …. Doğayı kirletiyorlar. Cam şişeler, renk renk naylon poşetler etrafa yayılmışlar. Bir bir alıyoruz çalıların arasına girerek. Halbuki kim geldi ise buraya alıp götürse yanında çöpünü. Doğamız kirlenmez. Çöpler etrafa dağılmaz. Gürlek deresini bir sağa bir sola geçerek geldik Abdiağa Orman Parkına. Birçok insanın sıkılınca soluğu aldığı orman parkında durum farklı değil. Toplaya toplaya yürüyoruz parkın çıkışına doğru. Belediyenin kontrolünde olan Orman Parkına yeterinde çöp konteyneri koymuş yetkililer. Ama bizim insanımız çöpünü alıp çöp konteynerine atmak yerine olduğu yerde bırakıyor. Rüzgâr bir sağa bir sola hatta ağaçların tepesine dağıtıyor çöpleri. Orman yangınlarının birçoğu gelişi güzel atılan çöplüklerden çıkmakta. Yaz aylarında yangın ihbarlarının büyük çoğunluğu çöplüklerden geliyor. Biga'da Biga, Çan ve Yenice ilçelerinin çöplerinin toplanacağı BİÇAY Katı Atık Düzenli Depolama tesisleri yıllardır tamamlanamadı. Çöpler hala vahşi bir şekilde Yeniçiflik'te ormanlık alana, eski Havdan çöplüğüne taşınıyor. Geri dönüşümle gübreye, enerjiye dönüştürülebilecek çöpler etrafta ormanların yanmasına sebep oluyor. Bir sivil toplum örgütü BİGTAY olarak her Pazar yürüme keyfini yaşadığımız ormanlarımıza atılan çöpleri toplamanın keyfini yaşadık bugün. Yetkililerin gelişigüzel yerleşim yerlerinin yakınlarındaki ormanlık alanlara çöp ve molozların atılmasına dur demesini bekliyoruz. Ormanlarımız çöplük değildir. Ormanlarımız tarımın, sağlığın insanlığın sigortasıdır.